Syphon ya da Vacuum Pot olarak adlandırılan, 1841 yılında Fransız Madam Vassiex tarafından geliştirilip patenti alınan bu ilginç kahve demleme ekipmanı, başta Japonya ve ABD olmak üzere son yıllarda eski popülerliğine yeniden ulaştı. Demleme tekniğine sadık kalındığında berrak, içimi hoş, güçlü aromalı bir kahve elde ediliyor.

Avrupa’da keşfedilen, ünü önce Amerika’ya oradan da Japonya’ya kadar uzanan bir kahve demleme ekipmanı olan Sifon, kahve severlere leziz bir kahve deneyimi sunuyor. Ancak önce göze hitap ediyor. Sifon ile kahvenin demlenişini izlemek, ayrı bir keyif unsuru. Zira ekipmanın tasarımı nedeniyle onu Fransız Balonu olarak adlandıranlar da mevcut. 

Peki bu vakumlu kahve demleme setinde kahve nasıl demleniyor? Şöyle ki, genleşmeden dolayı buhar basıncının, ısınmış suyu bir hazneden, kahvenin bulunduğu diğer hazneye itmesiyle demleniyor. Yeterli süreye ulaşınca, ısı kaynağının kapatılmasıyla sistem soğuyor. Kaybolan basınç nedeniyle demlenmiş kahvenin tekrar ilk hazneye geri emilmesiyle ise demlenme sonlanmış oluyor. İki odacığın arasında bulunan filtre sayesinde kahve geri vakumlanırken, filtre edilmiş olarak ilk hazneye geri dönüyor. Kahve demleme ikonu olan ocak üstü kahve potuyla aynı ilkeyle hareket etse de ocak üstü kahve potlarında iki kısım arasında, kahvenin yer aldığı üçüncü süzgeç bölümü bulunmuyor. Bu aletlerde borunun yükseklik farkı nedeniyle demlenmiş kahve, kaynama hanesine geri dönemiyor.

Sifon demleme setlerinde, demlenme sonlandıktan sonra kahvenin servis edilebilmesi için sistemin parçalara ayrılması gerekiyor. Demleme sonrası sifon, vakum esnasında kalan havayı da posadan geçiriyor. Bu da diğer demleme yöntemlerine göre kalan posanın kuru olmasını sağlıyor.